ADRASAN

ADRASAN'DAYIZ
-ADRASAN
  Hoş geldin
  Sahildesin
  Sol sahil
  Sağ sahil
  Dereboyu
  Sabahı
  Çocuk cenneti
--Doğal plaj
--Mavi yolcuları
ADRASAN ANA SAYFA

Böyle geliyorsun

Antalya - Kaş yolundan gelirken “Adrasan sapağı”ndan sapıyorsun.
Önce Adrasan’ın merkezine (eski Çavuşköy) geliyorsun.

Yolu manzaralı
Tabelaları takip ederek devam ediyorsun.
Yer yer seraların ve meyve bahçelerinin arasından,
yer yer orman kıyısından geçen enfes manzaralı yol
seni 10-15 dakikada sahile ulaştırıyor.

İşte böyle bir yer
Yol boyunca gördüğün eski yeni evler;
bahçelere renk katan meyve ağaçları; 
çitler üzerinde asılı domatesler, biberler;
karaya çekilmiş tekneler;
sana Adrasan’ın nasıl bir yer olduğunu anlatmaya yetiyor.
ŞİMDİ SAHİLDESİN

Hoş geldin

Merkezden gelen yol seni doğruca sahile ulaştırıyor.
Şimdi, gezi teknelerinin bağlandığı iskelenin önündesin.

Enfes bir koydasın
Çevrene şöyle bir bakıyorsun;
çam ağaçlarının sahille kucaklaştığı
enfes bir koyun tam orta yerinde olduğunu görüyorsun.
Beton canavarının her nasılsa buralara uğramadığını
daha ilk bakışta anlıyorsun.

Bunu bilesin
Ben, anlatımda bir karışıklığa meydan vermemek için
bulunduğum noktadan ufuk çizgisine doğru
hayali bir dikme çıkıyorum.
Sağında kalana “sağ sahil”, solunda kalana “sol sahil”  diyorum. 
Böylece, yazıyı okurken,
verdiğim haritalarda yer ararken şaşırmıyorsun.
SOL SAHİL

Keşif turu

Sen öyle her yerde” cup” denize dalanlardan değilsin.
" Keyfine göre midir, değil midir" anlamak için ilk iş,
2 kilometrelik sahil boyunca bir keşif turuna çıkıyorsun...

Musa’yı arkana alıyorsun
De ki sol sahilden başlıyorsun. 
En sona gidip Sazak Yolu’nun başlangıcına çıkıyorsun.
Musa Dağı’nı arkana alıp, kuşbakışı karşı sahile bakıyorsun.
Breh breh, manzaranın güzelliğiyle adeta sarhoş oluyorsun..

Neden şaşıyorsun
Ben gibi iri çakıllı denizi seviyorsan,  hemen sahile iniyorsun. 
Kendini kaldırıp suya atıyorsun. 
Denizin dibindeki çakılları sayabildiğine neden şaşıyorsun?
Sen, hani tuzlu olmasa, içilecek kadar temiz bir suda yüzüyorsun...
SAĞ SAHİL

Böylesini gördün mü

Bu defa sağ sahilin en sonuna gidiyorsun. 
Balıkçı barınağı yoluna çıkıp, yüksekten bakıyorsun.
Boydan boya uzanan sahilin, arkasındaki yeşilliğin,
karşındaki Eliğ tepesinin (Musa Dağı’nın devamı)
manzarasına doyamıyorsun.

Hareketli
Otellerin, motellerin, pansiyonların ve yeme içme yerlerinin
sahilde ve hemen arkasındaki orman yollarında
yoğunlaştığını anlıyorsun.

Kum seviyorsan
Sahilin başlangıcında kum olan geniş sahilin,
ortalara doğru giderek iri çakılla karışık hale geldiğini görüyorsun.
Denize girince “amma da sığmış” diyorsun.
DEREBOYU

Keşif sırası derede

Sol sahilin sonunda denizle kucaklaşan,
Adrasan Deresi'ne ulaşıyorsun.
Nasıl bir yermiş, anlamak için
İçerilere doğru yürüyorsun.
Fazla gitmiyorsun,
pırıl pırıl akan derenin üzerinde, hemzemin gibi duran
ve yörede “köşk” tabir edilen oturma yerleri görüyorsun.
Yazın en sıcak günde bile serin olan derede keyif çatmak için
ister masada oturuyor,
ister şark köşesinde yayılıyorsun...

Keratalar işlerini biliyor

Siparişini veriyorsun.
Garson elinde tepsiyle gelirken, aman o da ne?
Bir de bakıyorsun, kaz ve ördeklerden oluşan bir donanma,
hızla masana yaklaşıyor.
İşi öğrenmişler, sen önündekileri silip süpürmeden,
“göz hakkı” istiyorlar...

Keyfinden yanına varılmıyor
Çayından, rakından, her ne içiyorsan bir yudum alıyorsun.
Keyifle yaslanıp,
“Ulan, buralara gelmekle amma da iyi etmişim” diyorsun
.
SABAHI

Özüne dönersin

Burada güneş doğarken oluşan manzaraya doyamazsın.
Erken kalkarsan,
sadece bu eşsiz manzarayı yakalamakla kalmazsın.
Bu saatte denizde kimse yoktur.
Özel havuzun gibi rahatça,
istersen anadan doğma bile girersin...

Daha ne istersin
Deniz çarşaf gibidir, yorulmadan uzun yüzersin.
Balığa çıkma hazırlığı yapanlara olta atıp,
akşam mezeni sağlama alırsın.
Sabah yürüyüşü yapanları, koşanları görüp
belki sen de spora başlarsın.
Sevimli enikleriyle oynaşan itleri seyredersin.
İt dedim de aklıma geldi,
bakmışsın bana da rastlarsın…
ÇOCUK CENNETİ


Çocukların zamanı

Çoluğun çocuğun varsa,
Adrasan sahili tam onlara göredir.
Bir defa, deniz tertemizdir.
İkincisi, sahilin neresinde olursan ol
kendi başlarına oyalanacak bir şeyler bulurlar.
Bu da senin, denizin tadını daha fazla çıkarman demektir...;

Bana bakma
Bu arada, benden sana tavsiye,
mayıs eylül döneminde,
saat 11-16 arasında çocuğunu asla deniz kenarına getirmemelisin.
Bu kurala sen de uysan çok iyi edersin.
Eşek yüküyle para verdin diye
kremlere, losyonlara, şemsiye gölgesine, güvenme;
Akdeniz’in güneşine alayı  vız gelir bilesin…
Bana bakma,
derim meşinden hallicedir; bir kenara yazasın...


DOĞAL PLAJ


Beğen beğen gir
Adrasan sahili bir baştan bir başa doğal plajdır.
Üstelik çakıl isteyene çakıl, kum isteyene kum…
“Yok ben ille de kayalık yer isterim” dersen,
koyun uç kesimlerinde onu da bulursun…

Aman diyeyim ha
Denizi tertemiz  ve pırıl pırıldır.
Aman dikkat, kaynak suyu sanıp,
şişeleyip satmaya kalkışmayasın...

MAVİ YOLCULARIN DURAĞI

İlle de marina dersen

Rotaları Batı Akdeniz olan “mavi yolcular” 
Adrasan’a uğramadan geçmez.
Burada marina yoktur.
Tekneler civar koylarda geceler. 
Bu arada marinaya gereksinimin olursa,
yakın olanları Finike ve Kemer’dir bilesin...

Bu sese kulak ver
Adrasan’ın ziyaretçileri sadece yerli tekneler değildir elbette...
Akdeniz’e açılıp da
gözlerden uzak olmak isteyen pek çok yabancı ünlü  
buradaki koyları seçer. 
Paparazzilerden uzak keyif çatar...
Bugüne kadar kimler gelip, kimler geçmiştir?
Söylersem yakalandıklarını anlarlar, bir daha gelmezler.
Daldığında, dalga geçmeyip
ben gibi denizin sesine kulak verirsen öğrenirsin...

@
Copyright © Nadir Elçi Yazı ve resimlerin kısmen de olsa kullanılması hukuki sonuçlar doğurur